Yakacık Kurban Satış Alanına başvurular başlıyor
Yenimahalle Belediyesi Yakacık Kurban Satış ve Kesim Alanı’nda kurbanlık satışı yapmak isteyenler için başvurular başlıyor. ...
Yenimahalle Belediyesi Yakacık Kurban Satış ve Kesim Alanı’nda kurbanlık satışı yapmak isteyenler için başvurular başlıyor. ...
Öğretmen Eğitimi Dijital Ekosistemi Projesi kapsamında, 6–7 Mayıs 2026 tarihlerinde Ankara’da düzenlenecek Ulusal Konferans için “İyi...
Başkentimizde 3 bin 347 öğretmenimiz TYMM Ölçme Değerlendirme Seminerleriyle buluştu. 📊📚 Müdürlüğümüz Ölçme Değerlendirme Merkezi eğitmenleri...
TÜBİTAK BİDEB tarafından yürütülen 2202 Bilim Olimpiyatları kapsamında, Ankara Bölgesi Olimpiyat Elçileri okullarımızda öğrencilerimizle buluşmaya devam...
Sultan Serdar Doksöz : Bu fikir aslında sınıfta doğdu. Yıllarca Türkçe öğretmeni olarak hep aynı sorunun etrafında döndüm:...
Geçtiğimiz günlerde yapılan 2025-2026 Okullararası Küçük Erkek Serbest Serbest Güreş Yarışması müsabakalarında OKAY KÖKSAL GÜREŞ AKADEMİSİ Antrenörü Avrupa Şampiyonluğu ve birçok...
Okul Müdürümüz Latif Erkoç : Etimesgut Dumlupınar İlkokulumuzda kurulan Yaşam Becerileri Atölyesi ile öğrencilerimiz bilgiyi sadece öğrenmiyor,...
Her yıl aynı tabloyu görüyorum. Öğrenciler matematikten korkuyor, veliler matematik için endişeleniyor. Sanki LGS’de ayrı bir matematik varmış...
LGS yılı birçok aile için gelecek yılıdır. Evde konuşulan konular değişir, gündem daralır, başarı merkezli bir atmosfer oluşur. Çoğu ebeveyn çocuğunu motive ettiğini düşünür. Oysa iyi niyetle kurulan bazı cümleler, fark edilmeden kaygının temelini atabilir. Bu sene çok önemli. Hayatın bu sınava bağlı. Biz senin yaşındayken… Daha çok çalışmalısın. Şu netlerle olmaz. Aman dikkat et, hata yapma. Akrabanın kızı 480 aldı. Bu cümlelerin her biri tek başına masum görünebilir. Ancak tekrarlandığında çocukta şu mesaj yerleşir: Değerim başarım kadar. Özellikle LGS gibi merkezi sınav dönemlerinde çocukların en büyük ihtiyacı güven duygusudur. Fakat sürekli performans vurgusu yapıldığında, başarı bir hedef olmaktan çıkar ve bir kimlik meselesine dönüşür. Çocuk artık iyi bir sonuç almak için değil, yeterli biri olduğunu kanıtlamak için çalışmaya başlar. Bu noktada kaygı devreye girer. Kaygı fizyolojik bir süreçtir: kalp çarpıntısı, mide ağrısı, dikkat dağınıklığı, uyku bozukluğu. Akademik olarak iyi olan bir öğrenci, sırf hata yapma korkusuyla bildiğini sınavda kullanamayabilir. Çünkü zihni şu soruyla meşguldür: Ya başaramazsam? Sakın hata yapma mesajı verilen çocuk risk almaktan kaçınır....
Sınıfta her deneme sonrası aynı manzara… Kimileri sınav kâğıdına bakıp omuz silkiyor, kimileri “Hocam, yine yapamadım.”...
Bu web sitesinde en iyi deneyimi yaşamanızı sağlamak için çerezler kullanılmaktadır.
Edu Haber ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!
