Sultan Serdar Doksöz :
Bu fikir aslında sınıfta doğdu. Yıllarca Türkçe öğretmeni olarak hep aynı sorunun etrafında döndüm: Çocuklara kitap okumayı nasıl sevdiririm? Köyde yaşayan çocuğun da, şehirde büyüyen çocuğun da derdi aynıydı. Kitaplar onlara uzak, hatta biraz kırgındı. İşte tam bu noktada kitapların da kalbinin kırılabileceğini düşündüm. Okunmayan, rafta unutulan kitaplar… “Kırık Kalpli Kitaplar Kütüphanesi” böyle ortaya çıktı.
Soru: Hikâyenin merkezinde üç kız çocuğu var. Neden üç kız ve neden fantastik bir dünya?
Sultan Serdar Doksöz:
Çünkü çocuklar gerçek dünyada dinlemedikleri şeyleri, fantastik dünyalarda büyük bir iştahla dinliyorlar. Üç kız karakter; cesareti, merakı ve empatiyi temsil ediyor. Onlar “çizginin ötesine” geçiyorlar. Aslında o çizgi, çocuğun kitapla kurduğu mesafenin kendisi. Fantastik dünya ise kitapların iyileştirici gücünün somut hâli.
Soru: Kütüphanedeki “kırık” kitaplar neyi simgeliyor?
Sultan Serdar Doksöz :
Okunmayan her kitap biraz solar. Rengi gider, sesi kısılır. Bu kütüphanedeki kitaplar da tam olarak bunu yaşıyor. Ama çocuklar dokundukça, okudukça, anladıkça, şifreler çözüldükçe kitapların renkleri geri geliyor. Aslında bu bir metafor: Kitap, ancak okuruyla iyileşir.
Soru: Bu hikâyeyle çocuklara vermek istediğiniz temel mesaj nedir?
Sultan Serdar Doksöz:
Kitaplar ödev değildir. Kitaplar arkadaş olabilir. Çocuk şunu fark etsin istedim: Bir kitap seni anlayabilir, iyileştirebilir, hatta seni başka bir dünyaya götürebilir. Okumak bir görev değil, bir keşif yolculuğudur.
Soru: Öğretmenlik deneyiminiz bu kurguya nasıl yansıdı?
Sultan Serdar Doksöz:
Her satırında sınıf var. Okumak istemeyen çocukların gözleri, ilk kez bir hikâyeye kapıldıklarında yüzlerinde beliren o şaşkın sevinç… Bunların hepsi bu kurgunun mayası. Ben bu kitabı biraz da öğrencilerimle birlikte yazdım diyebilirim.
Soru: “Kırık Kalpli Kitaplar Kütüphanesi” yetişkinlere de bir şey söylüyor mu?
Sultan Serdar Doksöz:
Kesinlikle. Aslında belki de en çok yetişkinlere… Biz çocuklara “oku” diyoruz ama kendimiz ne kadar okuyoruz? Bu kitap, yetişkinlere sessizce şunu soruyor: En son hangi kitabın kalbini onardınız? Diğer bir konuda hepimiz kırgınız ve biraz kırık. Kırık parçalar, doğru birleşirse iyileşebiliriz. İnsan, insana iyi gelmeli.
Soru: Bu kitapla ilgili hayaliniz nedir?
Sultan Serdar Doksöz:
Bir çocuğun “Ben kitap sevmiyorum” cümlesini bu kitabı okuduktan sonra bir daha kurmaması. Eğer bir çocuk, kitabı kapattığında kütüphaneye daha farklı bakıyorsa, işte o zaman amacına ulaşmış demektir.
